Sinoğlu Camii

Buna; İbn-i Sin Camii de denir. Yapılış tarihi kesin olarak bilinmemektedir. XVI. (16.) yüzyılın başlarında, 1518–1540 tarihleri arasında yapılmış olduğu tahmin edilmektedir. 1863 yılına kadar cami olarak kullanılmış, daha sonra on yıl kadar Sıbyan Mektebi (ilkokulu) olarak kullanıldıktan sonra tekrar camiye dönüştürülmüştür.

1944 yılında Vakıflar Bölge Müdürlüğünce satılmış; alan şahıs tarafından tamir ettirilerek, alt tarafı dükkân yapılıp, tekrar camiye dönüştürülerek ibadete açılmıştır. Cami, Kazancılar Çarşısı yanındadır.

Evliya Çelebi “Seyahatnamesi”nde bu caminin Şemsi Efendi adında bir zat tarafından yaptırıldığını yazıyor ve şu efsaneyi anlatıyor:

Şemsettin Camii; Sinoğlu Camii namıyla meşhurdur.
Bu adı ile şöhret bulmasının sebebi odur ki: bu camiyi yaptıran merhum Şemsi Efendi’nin hanımı gebe iken, değerli babası, hanımı hamile olduğundan “Hanım bu ehlimin karnındaki cenin elbette ulu bir padişah olacak, fetihden sonra gelir gör ki; hanımı öldü. Mahalle ahalisi iken, karısının mezarı önünde ‘Biz gazaya gittiğimiz vakit eğer bu rahmindeki cenin erkek olur ise, tam bir erkek olsun da, orada bizim için (Kahraman-ı Hakk’a) kumandan olsun. Allah-u Teâlâ yer ve gök âlemlerine merhamet kılarken bizlere rahmet etsin’ deyip, hanımının kabrinde selam verir. Kabrinden masum bir ses: ‘Ve aleyküm selam deden din uğruna cihad eden babam!’ der. Orada hazır bulunanlar buna şaşırıp kabri açarlar, görülür ki üç yaşına basmış, yüzü ayın on dördü gibi parlak bir erkek çocuğu, ölmüş annesinin sağ tarafında yatıyor. Annesinin sağ memesini emiyor. Sol memesi ise masum, validesinin memesinden şırıl şırıl emiyor. Cenab-ı Hak her şeye kadirdir. Karanlık gecede, kara taş üzerindeki kara karıncaya kadar rızık ve nafaka verir. Evladını can ve gönülden Allah’a emanet verenin emaneti yok olur mu?**

Sonra babası sine gerip (göğsünü gerip) evladını kucaklayarak kabri örter. O masum çocuk gayet güzel olduğu için kendisine “Şemsi” ismini verirler, halkın dilinde kabrinden çıktığı için “Sinoğlu” diye meşhur olur.

Sonra bu Şemsi Efendi Diyarbakır içinde kutupluğa kadar yükselir, kerametler gösterir, mevcut parası ile bu nurlu camiyi yaptırdığından camiye Sinoğlu Camii derler. Caminin şerefli, latif ve nurlu bir cami olduğu söylenir. Caminin batıya bakan cephesinin bulunduğu sokağa “Bismillah Küçesi” denir.

Artık maziye karışan bir inanca göre; üç yıl mezarda yaşamış ve sonra çıkıp kerametleriyle meşhur olmuş bir zatın anlatıları, yaşatan ruhunun her an dolaştığı, caminin bulunduğu bu sokakta tekin olmadığından sokağa besmelesiz girmekten sakınmak lazımdır.

Enjoy 15% Off Sitewide

when you sign up for emails